16/6/2006

Şenköy Çınarcık

Şenköy Çınarcık

Ulu Çınar & Kızılağaçların Gölgesinde

Yıllar önceydi, 7 yıl filan. Bülbülderesi Tesisileri'ne gitmiştik (
1). Dönüşte, o zamanlar adlarına pek dikkat etmediğim harika köylerin içinden dolaranarak geçip Çınarcık-Yalova'ya doğru ilerliyorduk. Arkadaşımın 1.6, beyaz renkli Toyota Corrolla arabasında yol alıyorduk. Arka tekerlerden birisinin aptladığını anlamış ve ulu çınar ağaçlarının altında mola vermek zorunda kalmıştık. En uygun yerdi durduğumuz yer. Ama aklımda kalan buraları daha ayrıntılı gezip dolaşmanın zevkli olacağı düşüncesiydi. Düz bir alanda bulunuyordu tekeri değiştirdiğimiz o harika yer.

Çınarcık'a doğru ilerliyoruz. Dikkatim ve gözlerin benzer bir yer aramakta. Geçilen yerler inişli çıkışlı bol kıvrımlı yerler. Tek tük ulu çınar ağaçları görüyorum dar yolun kenarlarında ama hiç birisi aradığım yer değil. En sonunda girişinde Şenköy tabelası olan bir köye giriyoruz. Yol çok dar aralıklarla köyün içinde ilerlemekte. Yolun dar kıyısında yazlıkçılar dolaşmakta. Ortam tam köy havası ve farklı kıyafetleri ile yazlıkçılar dikkat çekiyor. Köyü dolaşıp ilerliyoruz ve ilk kıvrımdan sonra aradığımız ağaçlık yer karşıma çıkıyor. "İşte burasıydı" diyorum ve arabamızı ileride sağda uygun yere park ediyoruz. Yağmur buradan da öz önce yağıp geçmiş. Yerler biraz ıslak ve yer yer su birikintileri ile kaplı.

Siyah yağmur bulutları havanın parlaklığını kapatmış durumda. Birde buradaki ulu ağaçların verdiği karanlık ve loş hava görüntüsü var. Yerler ıslaklıkla çamur arası, yürüken ayakkabılara çamur bulaşıyor. Arabamdan indikten sonra belleğimi canlandırmaya çalışıyorum. "Aha işte şurada park edip patlayan tekeri stepne ile değiştirmiştik. Sonrada arabanın demir takozunu unutmuştu Kudret Atik" diyorum.

Kovuklu Ulu Çınar & Eski Mezarlık

Girişte ve çıkışta [Şenköy Mezarlığı] yazıyor talelalarda. Birde [Çınarcık 12, Yalova 20] yazıyor başka bir tabelada Yalova yönünde. Burada yol daha geniş. Antik ve tarihi ana mezarlık Çınarcık'a doğru gidişte yolun sağ tarafında kalıyor. Yani güney tarafta. Beton çitlerle çevrilmiş yol tarafı. Diğer taraflarını ise vaktiyle dikenli tellerle çevirmişler. Köy tarafından Çınarcık'a doğru, yolun solunda yani kuzeyi mezarlığın ikinci kısmı ile başlıyor. Mezarlık ulu kızılağaç, ıhlamur ve ceviz ağaçları ile dolu. Mezarlıkta ağaçlara kutsal yer diye kimseler dokunmamış. Doğal şemsiye adeta. Az önce yağan yağmurun getiridiği serinlik insanı ürpertiyor. Çoğu insanın üzerine mont benzeri giysiler var. Ben ahriç. Yol kenarı boyunca dar bir su akağı, orta taraftan geçen cılız dereye birleşiyor. Ve yeşillik, dikenlik-fundalık karışımı bitkilerle sarmalanmış olarak devam edip, dereden sonra yol tarafı duvarla çevrili bir bahçe ile bitiyor. Bahçe duvarı biriketten ve demir bir kapısı var. Bahçe bakımlı, yola doğru sarkan, kavuniçi renkte çiçekli sarmaşıkla kaplanmış duvarın bir kısmı. Diğer yerlerdeyse, dalları bahçe duvarını aşmış çeşitli ağaçlar var.

Çınarcık'a doğru yolun sağında yani güneyindeyse, beton çitlerle çevrilmiş mezarlık. Ortasından toprak bir yol ilerlemek.te. Yolun başında kocaman bir tabelada .. Tesisilerine' gittiğini gösteren levha (2). Mezarlık duvarının köy tarafında ise sebze ve meyve satan köylülerin satış tezgahları. Ta en uçta yer alan ulu çınar ağacı ve şehit erin mezarına dek. Tezgahlar ağaçtan. İzleme kolaylığı sağlamak için öne doğru eğik. Üzerleri derme çatma tentelerle kapalı. Sanırım sadece yağmura karşı yapılmış tenteler. Çümkü ulu kızılağaçların yapraklarından güneş ışınlara aşağıya geçemiyor. Şeftaliler, yumruk iriliğinde Mürdüm Erikleri, sarı sarı Hamdi Sünger Armutları, kızıl kırmızı Kızılcıklar, püskülleri burunlarında taze mısır koçanları, yaprakları üzerinde yeşil biberler, kan renginde iri ve etli Biberler, Domatesler, morun farklı tonlarında şiman Patlıcanlar, ufak, "Ye beni kıtır kıtır " diye insanı tahrik eden Hıyarlar (3).

Meyve-sebze tezgahlarına bir göz attıktan sonra bir şey almadan buradan gitmek olanaksız. Yol üzerinde bir çok satış yeri var yer yer. Yine köylüler satış yapmakta. Etraflarında park etmiş araçlar. Ama burası bir başka yer. Hiç yoktan eliniz kolunuz dolmuş oluyor. Ne bagajda ne de arabanın içinde milim boş yer kalmamış. Alınanları itiş kakış bir yerlere sıkıştırıyor insan.

Köfteci Amca & Yaşlı Çınar Ağacı

En uçta ulu bir Çınar Ağacı. İki üç metre yukarısı yuvarlaklaşmış. Eski iri dalların yerinde daha ince yeni dallar var. Beş yada altı adet. Yeni dedimse iki kolla sarılacak kadar kalın. Ağacın üst kısmında geniş bir boşluk var ama bu bölüm muşamba ile kapatılmış. Toprakla birleşen yeri iri bir lale soğanı gibi. İçi oyuk. Ahşaptan kapısı var. Kapı üzeri üçgen şeklinde ilave bir üstlükle çevrili. kapının üzerinde bir kağıda şöyle yazılmış: "Ayakkabıyla Girmeyiniz lütfen, Muhtarlık"(!). Ağacın üzerinde başka bir tabelada, derme çatma şu ibareler var; "Ağacın yaş 3000." Ağacın kovuğu köfteci salonuna dönüştürülmüş. Önünde üç teker bir köfte arabası. yanında Ayran satan beyaz sakallı bir Hacı Amca. Kapıdan uzanıp içeriye göz atoyorum. Ağacın iç tarafı siyah-beyaz Atatürk resimleri ile bezeli. Bazı gazete küpürleri. Yerde etrafında taburteleri olan düzgün üç adet masa. Ortada içinde Kılıç çiçeği olan büyük bir plastik saksı. İçerde ve dışarıda seyyar elektrik hattının ucunda ampüller (
4).

Bizimkiler ağacın önündeki masaya oturyorlar. Ben ise çevreyi kolaçan edeceğim. Mezarlığı inceleyecek görüntü alacağım. Sonra köfteci amca ile muhabbet edeceğiz. Köfteci Amca, Yusuf Özdil'in yanında, satış tezgahı olan başka bir köylü var, Halis Yavuz. Kasasında sebzeler olan bir pikap var yolun üst tarafında. O pikabın sahibi. Çınar ağacının hemen yanında yol tarafı beton çitle çevrili bir şehit mezarı. Beyaz mermerden. Baş tarafında gerekli bilgilerin yer aldığı taş. Ardında dalgalanan Türk Bayrağı. Mezarın güney tafaında iki üç tane daha başka yeni mezar var. Ayak ucunmda ise üç oturaklı plastik bir bank. Dua etmek için olmalı. Mezarın hemen yanında bir çeşme var. Şırıl şırıl. Buz gibi. Içimi innaılmaz yumuşak ve hafif. Pazarlanan piyasa sularından daha güzel (5).

Geçmişimizin Kanıtları, Eski Mezarlıklar
Mezarlıklar hep canlı kanıtlar içerirler yakın yerleşim yerlerine dair. Bakalım burada neler bulacağım? Dikkatle bakındığımda mezarlık yeni gibi. İleride taze gömülmüş bir mezarın yanında dua eden bir genç var. Yeni emzarlardan farklı mezar taşlarını andıran taşlar var küme küme. İleride ortada bir yerde ise büyük mermer bir sütun. Öylecer yerde. Upuzun. Mezarlığın doğu tarafında yukarılara uzanan patika yolun solunda, ağaçlar altında bir takım taşlar var. Deste deste üst üste yıgılmışlar. Biraz yaklaşınca aralarında kavuklu taşların olduğunu göryorum. Ve diğer Osmanlıca yazılı mezar taşları. Kırık dökük.

Gözlemlerime göre ve bazı belirtilere göre bu mezarlık olasılıkla Roma Mezarlığı ardından Bizans ve Osmanlılar zamanlarında Rum Mezarlığı olarak kullanılmış. Kurtuluş savaşı sonrası Geçn Cumhuriyet'imizin ilk yıllarında 1925'lerde başlatılan Mübadil Muhacirlik Anlaşmaları (6). ile Yunanistan'dan gelen Türklerle doldurulmuş. Şenköy'e muhacirlerin yerleştirilmesinden sonrada yeni mezarlık olarak kullanılmaya devam edilmiş Şenköy'de mutlaka merkezde bir yerde bir kilise ve bu eski mezarlığın bir köşesinde bir şapel yada küçük kilise kalıntısı vardır bir zamanlar.

Ters yada düz öylece bir araya toplanmış Osmanlı Mezar Taşları. Geçmişimizin kimlik belgeleri. Yazılı kanıtlar. Ama yok olmaya terk edilmişler. Envantersiz ve kayıtsız. Şanlı geçmişimize onca sahip çıkılıp, atalardan dedelerden söz açılan nutuklara rağmen sahipsiz. Dikkatlice inceliyorum ve bazı yazıtların kayıtlarını alıyorum. Okunabilecek durumda çoğu. Benim onları ayrıntılı okumam olanaksız. Okuyabildiğim sadece "???? ???" ve benzeri şeklinde sonlanan yazıların son kayıtları. Okuyabildiğim tüm tarihi kayıtları alıyorum (7).

Birde ilave 128 Mb'lık bellek alabilseydim görüntüleme olayını da çözmüş olurdum. Zorunlu olarak kaleme sarılıp görüntülerini çiziyorum çevremin. Nerede ne var. Ne biçimde ve çevresinde nelerle iç içe diye. Makinemin iki belleğide Armutlu'da tamamen tükendi. Armutlu'dan sonra, Marmara Denizi'nin İzmit Körfezi tarafındaki dağ şeridine geçtikten itibaren gezip gördüğüm yerlerin sayısal görüntüsünü alma şansım olmadı. Yalova'dan ta Bülbülderesi Et & Balık Tesisileri'nin yer aldığı tepeye dek olan köy ve yazlık yerleşim yerlerini başka bir zamanda görüntüleyeceğimi umuyorum. Böylesi güzellikleri uzun zaman ihmal etmiş olmam oldukça burktu beni (8).

Gelsin Cızbız Köfteler

Geri dönüyorum. Bizimkiler hala masada oturmaktalar. Köfteci amca ile muhabbetteler. Bende onlara katılıyorum. Amcanın anlattığı bir anısının orta yerlerinde. Amca anlatıyor. Ben yaz-kış buradayım. Kapıya ve çınar ağacına bu yazıları niye yazdım diye. Özellikle yazın buradan geçen araç sayısı sayısızmış. Bir yerlere giden ama yolu bilmeyen. Ağacı merak eden. Ağacın içine girmek isteyen ve soru soran. Bakmış olmuyor. Bu yazıları yazmış. Soruulduğunda onları gösteriyormuş. Yada başka başka "sinir gerici olaylar " yaşıyormuş. Bazıları "Sen nasıl olurda bu acağın koğunu kapatıp köfte dükkanı yaparsın?" diye kavga dahi yapıyormuş. "Yahu ben burada köfte satıyorum, çav demliyorum. Gel ye iç, ben kazanayım. Sen mutlu ol. Muhabbet edelim. Bilgi vereyim." diyor. Ama öyle olmazmış. Sanki başka işi yokta burada adres soranlara kamu hizmeti veremek için dikeliyormuş gibi insanlar sürekli gelip benzer şeyleri soruyorlarmış. Biz bu arada köfte siparişimizi veriyoruz. yandaki amcadan da ayranlar isteniyor. Beş porsiyon köfte ve ayranlar. Anında hepsi midemizde yerlerini alıyorlar (
9).

İdealtepe'den Şenköy'e

Bu arada köyden tezgah sahibi amca yolun karşısında park etmiş kamyoneti olan ..da yanımıza geliyor. Eski model Mercede marka bir araç yanaşıyor yanımıza. İçinden inen insanlar mezarlığa gidiyor. Yaşıtım sayılan sürücü yan masaya oturuyor. Muhabbete pek katılmıyor. Bir ara köfteciye "Çenen kadar elinde çalışsa" diye sitem ediyor. Ama köfteci amca bıçkın. "Sayın ağbim, köfteleri kıvamından önce size servis yaparmıyım! Bu arada muhabbet ediyoruz." diye cevaplıyor. Müşteri de evet bende pişmemiş köfteyi sevmem devip lafı sürdürüyor. Üzgün. Çünkü mezarlığa ziyarete gelmişler. Geçenlerde acemi, genç bir traktör sürücüsünün uçuruma yuvarlanmasına sebep olduğu traktör kazası olmuş. Römörkte otuzun üzerinde kız ve kadın denize gitmekteymişler. Onun yakınlarından ve ailesinden 6 kişi ölmüş. "Ben buralıyım. Şenköy'de akrabalarım var. Buralara sık sık gelirim" diye açıklama yaptı.

Köfteci Amca Yusuf Özdil, 1980'lerde İstanbul-İdealtepe'den buraya gelip yerleşöiş. Daha önce çeşitli işlerle uğraşmış. Bir gün kentten ve İstanbul yaşamından bıkıp "Hanıma, kalk gidelim" deyip buraya geldim yerleştim diye bize açıklamada bulunuyor. Çocuklarını da okutmuş. 150 m2 bir evi varmış. Depremde dahi hal-hatırını sormayan, kışın kendisini unutan yakınlarının, yaz başlarında telefonu sarılıp, "Yahu nasılsınız, bir sesinizi duyalım dedik" şeklinde başlayan telefon görüşmelerinin sonunda, her hafta sonu, tüm yaz boyunca evine nasıl gelip yerleştirklerinden ve kendilerine mutfakta dahi yatacak yer kalmadığından şikayet ediyordu. "Ben böyle konukta istemiyorum yakında. Artık bana misafir gelmesin" dedikçe bende "Olurmu Eylül ayında ben geleceğim. Madem herkese kapınız açık" diye muhabbeti sürdürüyordum köfte-ekmeğimi ısırarak yerken. Bizimle muhabbete katılan satıcı Halis Yavuz lafa karışıyor. "Yusuf kabul etmezse gelin, bende kalın. Beni burada her kes tanır. Arayın bulun. Kapım size açık" diye çömert yüreklilik ediyordu bize.

Nerede O Eski Valilerimiz!

Şenköylü Halis Yavuz köyün geçmişine dair birşeyler anlatmaya istekli. Halis bey, köy muhtarından ve büyüklerinin anlattıklarından bize aktarmalar yapıyor. Çınarcık-Armutlu yolunun ta 1960'lara kadar olmadığını, yazın atla gidilebilen dar bir yolu olduğunu açıklıyor. Eskiden İstanbul'dan Vali Bey at sırtında Yalova'dan sonra her köye gelip istek ve dilekleri dinlermiş köylülerin, köy muhtarı ve köylüleri karşısına alarak. Şimdi nerede Yalova Valisi'ni görme şansı diye dertleniyordu. Eski valilerden birisi, vaktiyle Yalova ve bu yöre köyleri ziyaretinde, en uçtaki köye kadar üç köyün adını değiştirmiş. Yeni Köylerin adları, Esenköy, Şenköy ve Teşvikiye olmuş (
10).

Esentepe Köyü'nin deniz tarafında bir yerde bir şelale gibi akan bir kaynak varmış kayanın dibinden çıkan. Kışın kabaran deniz dalgaları nedeniyle burada geçip ilerleyemezlermiş. Şenköy eski bir Rum Köyüymüş. Şimdi merkezde kalan tarihi bir hamam varmış. Yıktırılmış. Belki kalabilseymiş şimdi yıktırılmasına karşı çıkılabilirmiş. Mezarlıkta belki de ta Bizanstan kalmaymış. Osmanlılar burasını mezarlık olarak kullanmaya devam etmişler. Burada çok eski mezarlar varmış. Şimdi ise onlar köy mezarlığı olarak kullanmaktaymış. Bize Şenköy'ün geçmişini özetleyiverdi. "Aslında gelip kalsanız size köyün geçmişini kendi anılarından anlatıp özetleyecek yaşlılarımız var. Bir de muhtarımızda iyi bilir köyün geçmişini" diyordu. Kızının telefon numarasını kaydettik. Bir gün yolumuz düşer de muhabbet ederiz diye.

Çınarcık

Hani depremde haritan silindi, yıkılmadık apartman yapısı kalmadı denilen Çınarcık'a doğru ilerliyoruz. Girişine yakın bir yerde Çınarcık levhasında Nüfus Rakamı: 9000. Yalova'ya olan uzaklığı 12 Km. Sahil yolu var. Birde eskilerde Teşvikiye'nin içini dolaşan üst yol. Ben Çınarcık sahiline girmek istemiyorum. Ama yol Teşvikiye önünde bypass edilmiş yeni yapılma bir köprü ile. Oradan devam ediyoruz. Yol yirmi yıl önceki aynı yol. Dar, delik-deşik ve yanları çökmüş. Bu daracık yolda insanlar salkım-saçak. Gezinenler, dolmuş bekleyenler. Park etmiş araçlar. Çınarcık'da hiç deprem yaşanmamış gibi. Hani nerde yıklıdı bu yapılar diyor insan. daracık aoalnda yüksek yüksek yapılar. 6-8 katlı. Hiç bir kent yerleşim planı yok. Tek bir ana yol var, oda eski yol. Aralarda dikine inen bir kaç bağlantı noktası olsada ağırlık sahil yolu ile geri yolda. Zaten sahil yolu bazı kısımlarda iptal edilip geri yola bağlanmış.

Çınarcık-Termal-Yalova arasındaki yol inanılmaz iniş-çıkışlı bir yol. 180 derecelik kör noktaları olan bir yol. Dar. İki aracın yana yana zor geçtiği bir yol. Tepelere doğru görüşün sıfırlandığı yerlerle dolu. Üstelik heyelanlı. Hiç değişmemiş. Çınarcık milyarlık villa ve özel sitelerin doldurduğu bir yazlık-kışlık kent olmuş. Neredeyse Yalova ili. Yalova İl levhasında 52 bin nüfus olduğu yazılıydı. Çınarcık ve Esenköy'ün nüfusu da yaz kış olasılıkla değişmiyordur. Ama yol çağdışı. Yalova'dan gelip Termal-Çınarcık Sapağı'nda biten yeni yol çalışması ileride ulaşım olayını kolaylaştırır sanırım. 30 Km'lik Yalova yolu bir türlü bitmek bilmiyor. Çünkü dönüş trafiği var Topçular'a değin. Bir de Bursa'dan akan İstanbul trafiği. Plakalar hep 34 ve 16.

Yalova-Topçular Arası

Çınarcık ile Yalova arasının 12 Km olduğunu söylemiştim. Ama Yalova'ya giden yol inanılmaz kötü durumda. Dere-tepe dümdüz gidiyor yol. Çınarcık'tan sonra ilk yerleşim yeri Koru. Sonra Termal yol ayrımı geliyor. Yalova'dan önce ise Çiftlik denilen bir yerleşim yeri daha var. Kent içi geçiş yolu çift yol haline getirilmiş. Eski yoldan yani çarşı içinden geçilmiyor yada bana öyle geldi. Yolun ortasında kare blok betonlar var. Ve ışıksız dönüş bölümleri. Bulvara Yaşar Okuyan'nın adı verilmiş. Bir iki yerinde ise resmi de vardı tak benzeri levhalarda. Bu yol doğrudan Bursa-Yalova-İzmit yoluna çıkıyor. Işıklardan sonra ileride orta göbekten akan trafik yön değiştiriyor. Topçular mevkiinde Araba Vapuru iskelesi var. Bu kesime kadar yol ikileme ve iskeleye dönüş kavşağı çalışmaşları devam ediyor. Gidiş geliş tek sıra halinde uzayıp gidiyor. Yalova Kavşağı'ndan Seymen-İzmit kavşak çalışmasına dek sürüyor trafik tıkanıklığı. Bu güzergahnta yol ikileme ve çevre bağlantı yolları tamamlandığında ulaşım inanılmaz rahatlayacak.

Erkan Kiraz, 01/09/2002, Pazar, Şirintepe-İzmit


Dip Notlar & Açıklayıcı Bilgiler

(1). Bülbülderesi Et & Balık Tesisileri. Tel: 0226-243 77 99. İşletme Sahibi; Cüneyt Ersoy. Garson: Müslüm Artan.

(2). "Yüksel Alabalık Çiftliği, 600 m ileride" diye yazan levha.

(3). Meyve ve sebze fiyatlarının Kg bedelleri şöyleydi. Taze Fasulye ve Taze Biber: 1 milyon, Kızılcık 1,5 milyon, Hıyar 500 bin, Şeftali, Elma, Armut ve Mürdüm Eriği 1 milyon, Taze Mısır tane 200-250 bin.

(4). Köfteci Amca Yusuf Özdil, Şenköy Mezarlığı, Ulu Çınar Kovuğu, Şenköy, Çınarcık-Yalova.

(5). Şehit Er Ünal Akalın, P.Onb.

(6). Mübadil Muhacirler [Karşılıklı Yerdeğişim Göçmelileri] iki ülke arasında yapılan anlaşmalar kapsamında, toplu halde yaşadıkları bölgeleri terk edip, T.C.'nin kendilerine gösterdiği eski Rum ve Ermeni Köylerine yerleşitirilen göçmenler.

(7). Kadedebildiğim Osmanlı Mezar taşlarının yapım tartihleri şöyleydi: [???? H 1165/M ], [????H 1189/M], [???? 1361/M], [????H1239/M], [????H1186/M], [???? H 1197/M ], [????H1211/M], [???? H 1160/M].

(8). Ayranın bardağı sadece 250 bin TL. Bardak öksüz doyuran cinsten. Köftenin yarım ekmek içi porsiyonu 1,5 milyon TL. Dört Porsiyon köfte toplam 6 milyon TL.

(9). Esenköy'ün eski adı Katırdere, Şenköy'ün eski adı Yukarıkocadere ve Teşvikiye'nin eski adı Zindanlı'ymış. İstanbul Valileri'nden birisi. Katırdere adını bu bölgenin iyi rüzgar almasından dolayı Esenköy'e, Yukarıkocadere olan köy adını yaşayanlarının neşeli ve muhabbet insalar olmasından dolayı Şenköy'e ve .Zindanlı olan köy adını ise sakinlerinin çok girişkene ve istekli olmalarından dolayı Teşvikiye'ye çevirtmiş.

(10). Esenköy, Şenköy, Teşvikiye, Çınarcık, Koru ve Yalova'ya ait sayısal görüntülerim bulunmamaktadır. Karamürsel'den itibaren İznik'e kadar olan ara köy ve beldelere ait olan ve İznik'e ilişkin sayısal görüntülerim http://community.webshots.com/user/erkankiraz9  adlı siteme ve Yalova-Armutlu'ya dek olan sayısal görüntülerim ise şu adrese yüklenmiştir:

16/6/2006

Ekşi Sözlükte Çınarcık

    1. yalova'nın bir ilçesi. yazın aşırı derecede kalabalıklaşır. depremde en çok hasar gören yerlerden biriydi*.
    1. (fair, 24.05.2001 12:01) <****** type=text/**********>e(256,410158,'fair');
    1. yalova' nın 20 km batısında kalır. cok guzel bir sayfiye yeri. kafa dinlemek icin birebir ancak yazın cok kalabalık oluyor. boydan boya bir caddesi var denizin hemen yanında... 100 metre kadar tepelere kadar konutlar var ondan sonrası ormanlık alan... dag ile deniz arasında kalmıs bir yerlesim birimi. kasabanın en batısında 400-500 metrelik bir plaj var. plajın arkası ağaclık orman arazisi; buraya girilemiyor . etrafta müzik yayını yapan diskolar vardı eskiden ama depremden sonra yıkıldılar. uyduruktan tatilciler için yazlıklar yapmışlar. depremden sonra epey fiyatlar epey kırıldı.

      bostancı' dan denizotobüsleri var. ulasımı cok kolay. tavsiye ederim...
    1. (quarcy, 11.06.2001 11:43 ~ 11:44) <****** type=text/**********>e(256,450499,'quarcy');
    1. liseyi okuduğum yer.
    1. (jazzbass, 01.03.2002 19:53) <****** type=text/**********>e(256,1073298,'jazzbass');
    1. istanbula yakınlığı bakımından dinlenme için elverişli bir tatil yöresi. ama haliyle denizi berbat. çok fazla kalındığında insanda kalıcı hasar bırakabilecek yer.
    1. (schwannoma, 27.07.2002 20:15) <****** type=text/**********>e(256,1470196,'schwannoma');
    1. çocukken yazları gittiğimiz, denizi o zamanlar çok daha güzel olan, dedemin kuzenimle beni ağaçlı tepelerinde gezmeye götürdüğü, zamanla gitmez olduğumuz belde
    1. (aleppod, 28.11.2002 17:15) <****** type=text/**********>e(256,1891512,'aleppod');
    1. denizi her daim yosunlu ve deniz anası barındıran havası olabildiğine rüzgarlı olan yalova'nın tenha olunca pek bi güzel olan ilçesi. yaz aylarının sonuna doğru genellikle huzur evini andıran bir yapıya bürünür. rehabilitasyon merkezi gibidir. yalova'dan çınarçık'a doğru giderken yüksek olan yollarda denizi görmek gayet güzeldir. istanbul'un bütün kirini taşıdığı için artık çok cazip değildir.
    1. (uyku, 31.03.2003 11:04) <****** type=text/**********>e(256,2589785,'uyku');
    1. cocuklar icin cok guzel, ama biraz buyuyunce inanilmayacak bir sikiciliga burunen belde. denizine girmeyi de 10 yasinda birakmistim, bunun sayesinde hayatima en azindan 5 yil katildigina inaniyorum. ama illa da deniz istenirse karpuzdere (veya karpuzludere, hatirlayamicam) ziyaret edilebilir.

      edit: karpuzludere mevkiiymiş alınan duyumlara göre.
    1. (plainwalker, 02.04.2003 02:07 ~ 04.06.2004 12:04) <****** type=text/**********>e(256,2598785,'plainwalker');
    1. gece yalova yolundayken adeta boyut atlami$ gibi hissetmeme neden olan bir cografik yapiya sahip ilce. o dagli yollarda ilerlerken kendimi i$iklarin arasinda bulmu$tum. sanki bodrum'a gelmi$ hissine kapilmi$ ama iskeleye varip, istanbul'un butun ayilarinin oraya hucum ettigini gorunce butun hayallerimi yikmi$ olan belde...
    1. (netheril, 02.04.2003 15:00) <****** type=text/**********>e(256,2601078,'netheril');
    1. çocukluğumun büyük bölümünü geçirdiğim, depremden sonra bir daha gitmediğim belde. denizi süperdir, suyu serin, tuzu azdır.. böylece suya girdiğinizde ne sıcaktan bunalırsınız ne de tuzdan gözünüz yanar. bundan 7 8 yıl öncesine kadar kıyıya çok yakın koca koca kefaller yüzerdi, artık neredeyse hiç kalmadı (bkz: çevre kirliliği)

      ayrıca arasıra çok feci denizanası istilaları olur, bu güzel tatil yöresinde. kendi halinizde yüzerken birden kendinizi denizanalarından oluşan bir peltenin içinde bulabilirsiniz (zehirli değildir bu denizanaları, ama çok kaşındırır adamı namussuzlar).
    1. (zunta, 06.05.2003 19:41) <****** type=text/**********>e(256,2772162,'zunta');
    1. (bkz: karpuzdere)
    1. (coldplay, 26.07.2003 03:07) <****** type=text/**********>e(256,3146282,'coldplay');
    1. oradayken feci sıkıldığınız ama ayrılırken ağlama hissi uyandıran, özlemesi bile güzel memleketim.. özellikle mayıs ve ekim aylarında görülmeli....
    1. (mahaveli ganga, 31.05.2004 15:38) <****** type=text/**********>e(256,4514935,'mahaveli ganga');
    1. (bkz: çınarcık'ın çınarcık olduğu dönem)
    1. (robinbook, 03.06.2004 22:35) <****** type=text/**********>e(256,4566109,'robinbook');
    1. gitgide yozlaşmaya başlamış bir tatil beldesi.

      özellikle son yıllarda buranın club kale'si ve de amadeus club'ı insanın her türlü "amele izle dumura uğra" ihtiyacını karşılamasıyla ünlenmeye başlamıştır. lakin senelerdir arkadaş ortamından mıdır nedir severek anar, ziyaret ederim kendisini o ayrı...
    1. (soranasokan, 04.06.2004 23:43 ~ 24.06.2005 17:48) <****** type=text/**********>e(256,4582688,'soranasokan');
    1. tek kelime ile süper olan, bütün çocukluğumu geçirdiğim yer. gerçekten de kızları çok güzel.
      sabah deniz sakinse bir bakarsınız sandallar denizde insanlar balık tutuyorlar. eskiden kürekle gidiyorlardı şimdi hepsinde motor var. depremden sonra hayat orada biraz duruldu ama geçen yaz çok güzeldi. gerçekten çok güzel bir ortam var.
      iyi bir tatil beldesi olarak yakında gayri menkul fiyatlarının artacağını düşünüyorum.
    1. (halloween07, 12.06.2004 04:58 ~ 21.07.2004 00:05) <****** type=text/**********>e(256,4681136,'halloween07');
    1. yaz aşklarının yaşandığı güzel bir yer.
    1. (halloween07, 30.09.2004 14:23) <****** type=text/**********>e(256,5903216,'halloween07');
    1. metropol yaşayanlarının kısa sürelitatillerini* geçirebilmeleri için oldukça elverişli şartlara sahip olan şirin hoş ve son zamanlarda oldukça büyüyüen sayfiye kasabası.
    1. (cemki, 29.10.2004 14:17 ~ 24.02.2005 13:08) <****** type=text/**********>e(256,6169087,'cemki');
    1. liseyi okudugum, deniz kenarinda, yazlikcilarin gittigi sonbaharda ve her yerin ciceklenip canlandigi ilkbaharda guzelligin uc sinirlarinda dolasan yalova ilcesi.
    1. (neredeysenicksiz, 22.02.2005 15:35 ~ 15:37) <****** type=text/**********>e(256,6937811,'neredeysenicksiz');
    1. çınarcık marmara'nın önemli yazlık yerlerindendi. bir zamanlar zeytin ağaçlarının hükümranlığındayken zamanla beton yığınlarının işgaline uğradı. sakinleri yazın çınarcık'ta kaynaşır, kışın istanbul'da selamlaşırdı. depremden sonra eski sakinleri çekildi ve başka bir cumhuriyet oldu çınarcık. belediyesinin geçmişte uyguladığı "bulduğumuz her alanı peşkeş çekelim, rant sağlayalım" anlayışıyla katledildi.

      çınarcık çeşitli türk pop hedelerinin ilk çıkış yaptıkları yer olarak da tarihe geçmiştir. kaktüs çay bahçesinin önünde sakin sakin dondurmasını yiyip içeride zıp zıp zıplayanları seyrederlerdi.

      yerleşim yeri yerine kumluk diye adlandırılan bölgede denize girmek adettendi. özellikle de arkadaş büfe etrafında yoğunlaşırdı tüm insan evlatları ki bahsi geçen yerde bir gün diken’den öğret bana çaldığı duyulmuş ve esas duruşa geçilmiştir.

      çınarcık, istanbul’a yakın olması nedeniyle mi bilinmez fakat mafya diye tabir edilen güruh pek sık gelirdi buraya ve çınarcık’ın yerlileri olarak silaha pek düşkün topluluk ile birleşince mermilerin zaman zaman uçuştuğu görülmüş ve duyulmuştur.

      balkış denen eğlence mekanında bol bol street fighter ve bilardo oynayabilirdiniz. geçmişte sahilde midyeciler varken zamanla kaldırılmışlardı. çınarcık, gürcü asıllıların gelip yerleştiği bir yer olduğundan sarışın kişilerin bol olduğu bir beldedir. daha eski yerleşimcileri olan rumların ise zamanla sayıları azalmıştır.

      geçmişte yalova ve etrafındaki tek rock bar olan paradise ile bir kuşağı yakınlaştırmış ve mutlu etmiştir, paradise’a yalovalı eski rockerlar gelir ve motorlarını park ederlerdi, güzel günlerdi. bunun dışında bidon denen bir tiki mekanı vardı ve uzak durulması farzdı.

      eski iskelesi bostancı vapuru tam yanaşacakken çökmüş ve sonra yeniden yapılmıştır. eski iskele zamanında iskeleden balık tutulur, denize girilirdi hatta bisikletle birlikte denize atlanırdı, neden bilmem önemli bir ritüeldi. yenisi yapılınca hepsi yasaklandı.

      çınarcık’da siteler arasında da önemli ayrımlar vardı. a sitesinden olan çocuklar b sitesinden olanları sevmezler ve devamlı kavga edip dururlardı.

      bir de arabasında kavalını çalan ve hep aynı melodiyi tekrar ettiren bir amca vardı, daha sonra öldürüldü.

      üçreisler sakinleri daha mütevazi ve eski yerleşimcilerden oluşurdu. kocadere ve kumluk’ta yaşayanlar daha sonradan gelenlerdi. liman civarındakiler ise daha çok almanya’da çalışan vatandaşlar, kuyumculardan oluşurdu. üçreislerdeki sohbet çay bahçesi defalarca el değiştirmiş ve sonunda sohbetin kayalıklarında midye ve ahtapot yakalama dönemi sona ermiştir.

      iskele meydanında arabasında köfte satan recep usta’dan gecenin bir yarısı yemek yemek pek şık olur. bunun dışında hasanbaba diye tabir edilen bölgeye çıkılırsa olağanüstü bir manzara eşliğinde içkinizi yudumlayıp yemek yiyebilirsiniz. sahilde yaşlı bir ağacı oyup giriş kapısı yapmış olan ev yemekleri lokantasına ise protesto açısından gitmememek gerekir.

      çınarcık’ta 1990 yılında badluck grubu kışın ortasında bir konser vermiş ve ufak çaplı bir depreme neden olmuştu. eskiden sahilde faytonlar taşımacılık yaparken zamanla belirli bir bölgeden gelmiş minibüs şöförleri çoğalmış ve tıklım tıklım ve sıcaktan bayılarak kumluğa gitme dönemi başlamıştır.

      o eski güzel günleri hatırlayanlar, deprem gecesi orada olanlar, ne zaman çınarcık adı geçse sanki çok küçükken ölmüş bir çocukluk arkadaşını hatırlar gibi keskin bir sızıyla duraksarlar. beyinleri ve yürekleri kaldırmadığından ayakları gitmez artık oraya, bostancı vapurunun tadını hatırlarlar, büyükada’ da vapura eşlik eden, köpüklerle oynayan amcayı düşünürler evet hala oradadır çınarcık fakat ”orası”dır artık, çünkü “bir şehir, içinde sevdiğin biri varsa, gerçektir.”

      edit piaf: amca öldürülmemiş tabii, kahrolsun dedikodu ve onun oligarşik yandaşları.
    1. (mago de oz, 07.03.2005 16:40 ~ 20.08.2005 12:46) <****** type=text/**********>e(256,7051531,'mago de oz');
    1. (bkz: kocadere)
    1. (mahaveli ganga, 22.07.2005 13:06 ~ 13:07) <****** type=text/**********>e(256,7892833,'mahaveli ganga');
    1. yıllardır oranın sembollerinden biri haline gelen, hakkındaki öldürüldüğüne dair çıkan haberlerin söylentiden ibaret olduğu, arabasında kaval çalan amcanın sağ salim kaval çalmayı sürdürdüğü ve bizleri sevindirdiği yer.
    1. (jamsession, 15.08.2005 11:44) <****** type=text/**********>e(256,8019718,'jamsession');
    1. bu sezon son yıllarda kaybettiği ihtişamını geri yakalayan minnacık tatil beldesi. yaşadığı yeniden uyanışta, istanbul-çınarcık seferini yapan deniz otobüsü, motor(turyol) gibi taşıtların büyük etkisi olduğu iddia edilmektedir. doğru mudur? bilinmez. bilinen tek gerçek, deniz otobüslerinin mülteci gemisi gibi dolu geldiğidir.
    1. (seker kiz candy, 29.08.2005 13:07) <****** type=text/**********>e(256,8100798,'seker kiz candy');
    1. 6km uzaklıkta olmama ragmen bu yaz 1 kere bile gidemediğim yer
    1. (serbestlik derecesi, 01.10.2005 19:01) <****** type=text/**********>e(256,8294351,'serbestlik derecesi');
    1. www.cinarcik.org
    1. (mahaveli ganga, 01.12.2005 21:28) <****** type=text/**********>e(256,8626669,'mahaveli ganga');
    1. sonbahar yada ilkbahar mevsimleri yalnızlığın tadını çıkarmak için birebir olur, kestanelik ve taş liman bir şekilde hala eski çınarcık havasını verdiğinden kendisini özletir...
    1. (redo, 08.06.2006 12:24) <****** type=text/**********>e(256,9654487,'redo');
    1. 14 yıldır gidemediğim; lunaparkı, dut ağaçları ve arada denizanalı denizi ile çocukluğumun sembollerinden biri olmuş yerdir. en son hatırladığım her tarafa büyük büyük apartmanlar dikiliyor ve doğanın içine ediliyor olduğuydu. ayrıca 17 ağustos 1999 depremi sonrası gözden düşmüştür. evlerin bir kısmında ciddi hasarlar oluşmuş, muteahhitler de tabanları yağlayıp ortada kaybolmuşlardır.
    1. gün geçtikçe yaşlılar tarafından kuşatılan büyük bir rehabilitasyon merkezine dönüşen pis denizli ilçe.
    1. (uyku, 24.07.2006 14:44) <****** type=text/**********>e(256,9839829,'uyku');
    1. ac filan in baskani olan winsome den alinan destek ile *senelik izinimin bir bolumunu* tam pansiyon olarak villada gecirecegim hatta yetmezmis gibi tum aktivitelerinden beles yararlanacagim* tatil beldesi...

      ayrica bazi arkadaslarin* staj icin adana da kavrulacagini dusundukce uzuluyorum...

      (bkz: kiskananlar catlasin)
    1. (seckin piriler, 25.07.2006 20:09 ~ 26.08.2006 08:28) <****** type=text/**********>e(256,9845480,'seckin piriler');
    1. eski güzelliği kalmayan yerdir. kendini serseri,mafya sanan gençlerin her gün mevzu çıkardıkları *,kavga ettikleri yer olup,diskolarında abazaların ;denizinde deniz analarının eksik olmadığı,eğlence değilde daha çok dinlenmek için gidilebilecek yazlık mekandır. ayrıca gece olunca sahilde veya iskelenin üzerinde * gitar eşliğinde biraları tokuşturup; şarkılara,muhabbetlere doyulmayan,gecesi üşüten mekan.
    1. (halloween07, 26.07.2006 16:41 ~ 02.08.2006 23:22) <****** type=text/**********>e(256,9848939,'halloween07');
    1. patlayan kanalizasyonlar sebebiyle bir hafta denize girilmesin uyarısına rağmen ısrarla denize girilen tatil beldesi. deniz sabah erken saatler haricinde saat 10.00'dan itibaren berbat bir görünüme kavuşmakta, vapurların her geçisinde çakılların arasına uzanmış veya taburesinde oturmuş tatilciler küçük tsunamiler yaşadıkları hissine kapılmakta. bir sarımsaklı veya bir akçay atmosferi mevcut değil ne yazık ki bu tatil yöresinde.
    1. (ays t, 06.08.2006 17:25) <****** type=text/**********>e(256,9889958,'ays t');
    1. gelisiguzel bir kac agac uzerine raptiyelerle tutturulmus a4 camur fotokopya "badluck live in cinarcik" afislerini gordugum unutmasi namumkun o zaman araligini, o tam da yaz ortasinda cereyan eden gunu simdi dahi dun gibi animsar, "ah be, o vakit nerelerdeydin sen" seklinde hayiflanarak erdem beyin kulaklarini cin cin cinlatirim.

      evveeet, cenk bey ismini simdilerde animsayamadigim fakat daha halen varlik gosteren bir cay/sunnet/dugun bahcesinde bir vakitler yamacindan hic eksik etmedigi malum guruh ile sahne almis idi. kendim disinda tas catlasa uc bes yeniyetme rocker velet tarafinca gozlenen mustesna geceden cinarcik semalarina baki kalan en janjanli kare elbet ki yine cenk bey tarafinca sarf edilmis bir "cinarcik can you feel it" narasidir demek durumunda kalmak zorundayim. oeeh.