6/1/2009

Yalova Çınarcık Resimleri

Çınarcık

6/1/2009

çınarcık Resimleri

yalova.jpg

31/1/2007

Renkli Çınarcık Resimleri

16/6/2006

Çınarcığımızın Önde Gelen Yerleri

Çınarcık-Hasan Baba-Esenköy:
Termal ve Çınarcık ilçeleri arasında ve Çınarcık sırtlarında bulunan Hasan Baba Piknik ve mesire yeri geniş bir alana yayılmış olup, meşe, kestane ve ıhlamur ağaçlarıyla kaplı, denize nazır, foto safari yapılabilecek doğal güzellikler içermektedir. Ayrıca bu alanda doğal ortamda Geyik koruma alanı mevcuttur. Hasan Baba mesire yerinde, içme suyu ve yeme-içme hizmeti sunan Restorant bulunmaktadır.
Kum Plajı: Çınarcık-Esenköy sahilleri, denize girmek için en çok tercih edilen sahil bandıdır. Çınarcık-Esenköy arasında bulunan "Kumluk Plajı" kumsalı ve altyapısıyla en düzenli plaj durumunda olup, en yoğun olarak denize girilen plajdır. Plaj için Uluslararası Mavi Bayrak başvurusu yapılmıştır.
Sudüşen Şelalesi:
Üvezpınar köyünden 8 km mesafede bulunan Şelale ve çevresi eşsiz doğal güzelliklere sahiptir. Şelaleye giden yol, mükemmel bir doğa yürüyüş (Trekking) parkuru olup, yaz aylarında yerli ve yabancı turistlerce yoğun olarak tercih edilmektedir. Şelale'ye çıkan yol güzergahında eşsiz bir baraj gölü, deniz ve doğa manzarası mevcuttur ki, bu güzergah foto safari, doğa yürüyüşü ve piknik alanı olarak kullanılmaktadır.


Delmece Yaylası:
İlimizin önemli yaylaları; Kocadere ve Teşvikiye beldelerinin güneyinde yer alan Erikli ve Delmece yaylalarıdır. Delmece Yaylası içerisinde Yalova'nın tek doğal gölü "Dipsiz Göl" adı ile bilinen krater göl'ü bulunmaktadır. Bu yaylalar büyük oranda; çam, meşe, kestane ve ıhlamur ağaçlarından oluşan ormanlarla kaplıdır. Yaylalara ulaşım ise Teşvikiye beldesinden ayrılan toprak yolla yapılmaktadır. Delmece Yaylası’nın yolunun asfaltlanması için çalışmalar sürmektedir.


Sağlık Turizmi
Sağlık Turizmi tedavi amacı ile yapılan turizm türüdür. Doğanın sağlık verici özelliklerinden yararlanmak isteyen insanların, sıcak suyu, maden, hamam, kaplıca ve bunları tamamlayan kür merkezlerini ve bazı tıbbi malzemelerin sunulduğu sağlık merkezlerini ziyaret etmeleridir. Kaplıca ve içme suyu kaynaklarından yaralanmak için yapılan turizm uzun bir konaklama süresini gerektirmektedir. Doğal kaynak özelliği gösteren kaplıcalardan öncelikle iç turizm açısından yararlanılmaktadır. Ülkemizde orta yaş gruplarının çoğunun tercih ettiği turizm türü Termalizm'dir. Bu bakımdan Yalova İli çok şanslı konumdadır. Özellikle kaplıca olanakları 3. Yaş turizminin sürekliliğini sağlamaktadır. Termal ve Armutlu Kaplıcaları’nda yaz ve kış hizmet verilmektedir. Yalova Termal ve Armutlu kaplıcaları, Türkiye'nin 1. Derece önemli ve öncelikli kaplıcalarındandır.
Termal Kaplıcaları:
Roma ve Bizans dönemi eserlerinden olan Yalova Termal Kaplıcaları, il merkezine 12 km mesafede olup, kaplıca tesisleri içerisinde Sultan Banyo-Valide Banyo-Kurşunlu Banyo ve Köylü Hamamı gibi tarihi banyolar mevcuttur. Tarihi Kurşunlu Hamamı içinde sauna ve açık yüzme havuzu bulunmaktadır. Tesis bünyesinde şifalı mide suyu-göz suyu ve ayak suyu olarak adlandırılan şifalı sular mevcuttur. Çınar ve Çamlık Otelleri mevcut olup, bu otellerin bodrum katlarındaki hamamlarda, banyo suyu olarak kaplıca suları kullanılmaktadır. Fiziksel ve kimyasal analizler sonucu bu suyun sülfatlı, sodyum ve kalsiyumlu hipotermal ve hipotonik bir Madensuyu olduğu saptanmıştır. Mide ve bağırsak hastalıklarında, kronik gastrit, nezlevi bağırsak hastalıkları, spastik kolit ve bağırsak salgısı ve safra yetersizliğine bağlı ishallerde, asabi kaynaklı kabızlık, bağırsak parazitleri ve hemoroidlerde, dejeneratif romatizmaları (artroz) ve yumuşak doku romatizmaları da kürden şifa bulan hastalıklar arasındadır. Kaplıcalar çevresindeki Gökçedere ve Üvezpınar mahallelerinde çok sayıda konaklama ve yeme içme tesisi mevcuttur.
Armutlu Kaplıcaları:
Kaplıca, ilçe merkezinin 2.5 Km kuzeyinde olup, Armutlu Kaplıcaları Yalova'ya 50 Km. mesafededir. Kaplıca bölgesinde; Otel, Restorant,Türk Hamamı,Masaj Salonları,Jakuzi ve Kapalı Yüzme Havuzu bulunmaktadır. Kaplıca suları kimyasal sınıflandırma bakımından sülfatlı, bikarbonatlı, klorürlü, kalsiyumlu, sodyumlu ve karbondioksitli bir bileşime sahiptir. Kaynaklarda mineral miktarı 2100-2421 mg. arasındadır. Banyo ve içme kürlerine uygun olan kaplıca suları banyo, içme ve çamur olarak uygulandığı gibi, sudan çıkan gazlar teneffüs yoluyla da uygulanır. Armutlu kaplıcaları, radyoaktivitesi yüksek kaplıcalar sınıfına girmektedir.Kaplıcalar kalbin işlemesinde, asidin vücuttan atılmasında,sinirler üzerinde, iltihabi hastalıklarda ve kadın hastalıklarında, mide ve bağırsak hastalıklarında, yaraların iyileşmesinde, karaciğerin düzenli çalışmasında, hormonların düzenlenmesinde ve idrar söktürücü olarak yararlar sağlar. Armutlu ilçesinde çok sayıda konaklama yeme-içme ve eğlence tesisi mevcuttur.
HERSEK LAGÜNÜ
Ortalama göl alanı: 152.2500 m2 ‘dir. İdari olarak Yalova İli’nin Altınova İlçesi sınırları içinde yer almaktadır.
Hersek Lagünü, Marmara Denizi’nin güney yönünde doğubatı doğrultusunda uzanır. Denizle olan bağlantısı önceleri üç yerden açık olan lagün şu anda kumla kaplı durumdadır. Bu girişlerden bir tanesinde metal ızgaralı beton bir balık tuzağı mevcutken bu tuzak daha sonra terkedilmiş ve dağılmıştır. Sahil şeridi boyunca uzanan beton bir set lagünü denizden ayırmaktadır.
Ornitolojik Önemi :
Anadolu ‘ ya kuzeybatıdan giren kuş göç yolu üzerinde bulunan Hersek Lagünü, uygun iklim koşulları ve besin maddeleri yönünden oldukça zengindir ve değişik türden kalabalık kuş gruplarına beslenme, kışlama ve barınma olanağı sağlamaktadır. Alanda özellikle ördek ve balıkçıl populasyonları çoğunluğu oluşturmaktadır.


Tarihçesi :
Yunanistan’ın Selanik kentinde rüştiyeyi bitirmiş başvekil olarak bilinen Hıfzı Bey, Hersek’e yerleşip gölü satın almıştır.
Başvekil Hıfzı Bey’in, Mustafa Kemal Atatürk’e çocukluğunda maddi olarak yardımda bulunduğu; Mustafa Kemel Atatürk’ün cumhurbaşkanı seçildiği ilk yıllarda Gölcük tersanesini ziyareti sırasında Hıfzı Bey’in daveti üzerine bir müddet konuk olarak kaldığı söylenir.
Hıfzı Bey’in veftından sonra gölün yönetimi oğlunun eşi Emine Hanım ‘a bırakılır. Emine Hanım ‘ın vefatından sonra Hıfzı Bey’in oğlu Ahmet Refik Büyükarslan Sabriye Hanım’la evlenir. Sabriye Hanım’ın göle ait olan kanalın değirmenden sonrasını kadastronun yapıldığı döneminde sattığı söylenir. 1965 yılında göl, Ahmet Refik Bey tarafından İstanbul Büyükşehir Belediyesi Müessese Müdürlüğü’ne bağışlanır.